Bahçe & Bitkiler

Sedir Nerede Yetişir?

Sedir ağacı, kozalaklı ve çamgiller ailesinden olan bir ağaç türüdür. İğne yapraklı olan sedir aynı zamanda üç köşelidir. Tarihi milattan önceye kadar dayanan bu ağacın aslında pek çok faydası da bulunmaktadır. Killi, kumlu ve kireçli topraklarda rahatlıkla yetişen sedir, Akdeniz iklimini seven ağaç çeşitlerinden biridir. Sedirden elde edilen yağın cilt bakımını desteklediği bilinir. Ayrıca cildin temiz kalmasına yardımcı olan sedir yağı, çam ağaçları kategorisinde yer almaktadır.

Sedir Ağacının Özellikleri

Sedir, 2000 yıldan fazla yaşayabilen bir ağaç türüdür. Her zaman yeşil kalabilen bu ağaç türünün yaprakları kısadır. Ayrıca yaprakları üzerinde çok sayıda kozalak bulunur. Uzun sürede yetişen sedirlerin dayanıklı olduğu da unutulmamalıdır. Sıcak ortamı seven sedir, neme çok da ihtiyaç duymaz. Ancak soğuk havalara dayanıklı değildir. Anavatanı Akdeniz olan sedir, kirli havalarda kısa sürede kuruyabilir. Tohumla yetiştirilen bu ağacın boyları ise 50 metreye kadar çıkabilir.

Sedir ağacı günümüzde Lübnan sediri olarak da bilinir. Çünkü tarihte ilk kez Lübnan’da görüldüğü belirtilen sedirin rengi herdem yeşilidir. Bu yüzden Lübnan bayrağında da sedir ağacı vardır. Uygun toprak ve iklimde yetiştirildiği zaman 1000 yıla kadar yaşadığı bilinen sedirin yaprakları ise 5 yıl kadar yaşar. Ağaçlar üzerinde ortalama uzunluğu 5 cm olan çiçekler de bulunur.

Sedir Nerede Yetişir?

Anavatanı Akdeniz ülkeleri olan sedir, Lübnan ve Toros Dağları’nda da yetişmektedir. Don olaylarına karşı dayanıklı olmayan sedirin sıcak iklimleri sevdiği bilinmektedir. Tohumların ekilmesinden 20 gün sonra çimlenen bu ağacın yağlı olduğu da unutulmamalıdır. Kozalaklı diğer ağaçlara göre büyümesi uzun zaman alan sedirin odun yapısı çok güçlüdür. Odunlarında reçine de bulunan sedirin kesilmesi halinde kendi kendini onardığı da bilinmektedir.

Sedir Ağacı Çeşitleri

Kendi içinde 4 farklı türde ele alınan sedir Kıbrıs sediri, Atlas sediri, Lübnan sediri ve Himalaya sediri olarak sıralanmaktadır. Ülkemizde en çok Lübnan sedirinden oluşan ormanlar bulunduğu için aynı durum Toros Dağları’nda da geçerlidir.

Sedirin Faydaları

Sedir ağaçları tarih boyunca en değerli ağaçlar kategorisinde yer almıştır. Kullanışlı ve dayanıklı olmasının yanı sıra insan sağlığı açısından son derece yararlı olan sedir ağacı akciğer rahatsızlıkları başta olmak üzere bağışıklık sistemi ve cilt üzerinde olumlu etkileri bulunur. Bu yüzden ilaç ve kozmetik sektöründe sıkça tercih edilen bir ağaç türüdür.

Sedir ağacından elde edilen yağ ile beraber öncelikle cilt problemleri gidilebilir. Çünkü sedir yağı cilt yüzeyindeki gözenekleri açar ve canladırır. Ayrıca cilt yağını dengelediği gibi siyah noktaları da ortadan kaldırmaktadır. Saç kırıklarının onarımı için de sedir yağı kullanılır.

Sedir yağı aynı zamanda sindirim sisteminin düzenli çalışması için de tercih edilmektedir. İdrar yolları, bronşit, öksürük ve bağırsak sorunları için doğal tedavi yöntemi olarak kullanılan sedir yağı ülser ve gastrit gibi sorunlar için de yararlıdır. Son olarak sakinleştirici etkisi nedeniyle stresi önlediği de belirtilmektedir.

Sedir yağının yanı sıra sedir ağacının kökü de koku giderici olarak kullanılmaktadır. Ağacın kokusu huzur verdiği gibi odunların yaydığı kokuyla üretilen sedir kolonyası da sıklıkla kullanılmaktadır. Sedir odunu ile beraber dallarının da odunsu su buharıyla damıtılarak eter yağının elde edildiği unutulmamalıdır. Bu bilgiye Osmanlı dönemindeki kayıtlardan ulaşılmaktadır.

Sedir odununda reçine yer almaktadır. Reçine halk arasında enfeksiyon ve mikrop öldürücü olarak bilinir. Üstelik reçine kokusu haşereleri uzak tuttuğu için günümüzdeki pek çok yaşam alanında tercih edilmektedir.

Sedir Ağacı Yağı Kullanımı

Cilde masaj yaparak kullanabileceğiniz sedir ağacı yağı aynı zamanda saçlara da sürülerek uygulanabilir. Birkaç damla sedir yağını damlatarak dökebilir ve saf su ile durulayabilirsiniz. Günümüzdeki bazı uzmanlar sedir yağının su ile beraber tüketilebileceğini söylemektedir. Ancak piyasada satışa sunulan sedir yağlarının tamamen organik olması gerekir. Yine de tüketimi konusunda net bir bilgi olmadığı ve bu tüketimin sağlık sorunlarına neden olabileceği anlaşılmaktadır.

Yorum Yap

Yorum bırakmak için tıkla