İyi Bir Yönetici Olmanın Kuralları

Zehra Aygul
İyi Bir Yönetici Olmanın Kuralları

İş ortamı, kişinin yalnızca maddi gelir sağladığı bir yer değil, aynı zamanda tüm yaşamını ve ruhsal durumunu da etkileyen önemli bir faktördür. İş hayatında kazanılan başarılar, alınan terfiler kişinin daha azimli ve mutlu bir şekilde çalışmasını sağlar. Yönetici vasfı kazanan çalışanlar kendilerine bu vasfı verenleri utandırmamalı, kendi çalışanlarını mutsuz etmekten kaçınmalıdır. 

“Çelik gibi” sinirlere sahip olmak

İyi bir yöneticinin, iş yaşamında da sıkça dile getirildiği üzere “çelik gibi” sinirleri olmalıdır. Yöneticilerin sinirli, agresif ya da gergin olması tüm çalışanlar ve dolayısıyla çalışma ortamı üzerinde olumsuz etki yaratır. Yönetici, stresli iş hayatında yaşadığı olumsuzlukları çalışanlara hissettirmekten kaçınmalıdır. Çalışanlarla ilgili durumlarda ise profesyonelliği bozmadan, duygularını açığa çıkarmaktan korkmamalıdır. Memnuniyet duygusunu tüm çalışanların önünde, eleştirilerini ise eleştirdiği kişiye özel olarak dile getirmelidir. Sinirli ya da kızgınken önemli kararlar vermekten kaçınmalıdır.

Tarafsız ve objektif olmak

Her yöneticinin performansından daha memnun olduğu bir çalışanı mutlaka olacaktır. Ancak diğer çalışanların verimini düşürmemek adına yönetici her daim tarafsız olmalı, her duruma objektif olarak bakabilmelidir. Böylece çalışanların yöneticileriyle ve birbirileriyle olan iletişimi daha olumlu yönde gelişecek, iş ortamında daha güvende hissedeceklerdir.

Dinlemeyi bilmek

Yöneticilik kavramı eskiden sert mizaçlı, her şeyi herkesten iyi bilen ve katı kuralları olan kişilerle bağdaştırılırken, günümüz iş yaşamında bu kavram oldukça değişmiştir. Yöneticiler çalışanlarından daha yüksek performans ve yaratıcılık bekliyorsa, onları dinlemeyi bilmelidir. Çalışanlar her türlü fikirlerini yöneticileriyle paylaşabilmeli, şikayet ya da önerileri olması durumunda yöneticinin bunları dikkate alacağından emin olmalıdır. Bu sayede çalışma ortamında yaratıcılık ve verim artacaktır.

Güvenilir olmak

Yöneticiler çalışanlarına verdikleri sözü mutlaka tutmalı, tutamayacağı sözü ise asla vermemelidir. Aksi takdirde kendilerine duyulan güven azalacak, gergin ve hoşgörüsüz bir çalışma ortamı işleri olumsuz etkileyecektir.

Empati kurmak

Empati kurmak her türlü ilişkide olduğu gibi yönetici-çalışan ilişkisinde de oldukça önemlidir. Yöneticiler görev dağılımı yapma, çalışma saatlerini düzenleme ya da izin konuları gibi karar verici konumunda oldukları durumlarda empati kurmalı, çalışanları mutlu ederken iyi niyetlerinin suistimal edilmediğinden de emin olmalı. Her konuda gereğinden fazla anlayışlı olan yöneticilerin çalışanlar üzerindeki otoritesi sarsılabilir.