Hamilelikte Nasıl Beslenmeli?

Çisem Soylu Hamilelikte Nasıl Beslenmeli?

Hamilelik sürecinde beslenme anne ve bebek sağlığı açısından en önemli konulardan biri. Sağlıklı bir hamilelik süreci ve sağlıklı bir doğuma giden yolun temel taşlarını beslenme şekli oluşturuyor.

Hamilelikte beslenme nasıl olmalı?

  • Öncelikle, “Sen artık iki canlısın, iki kişilik beslenmen gerek” hurafesini elinizin tersiyle bir kenara itin. Aksi takdirde vücudunuza boşu boşuna hamallık yaptırmış olursunuz. Normal beslenmenizin dışında ek olarak 300 kcal’den fazlası bebeğin umurunda bile olmuyor, işine yaramıyor. Bundan fazla aldığınız tüm kaloriler size boşu boşuna yük yapıyor ve doğum sonrasında “hamilelik kiloları” ile baş etmenize sebep oluyor. Kısacası sağlıklı bir kadının günde alması gereken ortalama kcal miktarı 1600 ile 2200 arasındayken hamilelik döneminde bu oran 1900 – 2500 kcal aralığına yükseliyor.
  • Mide bulantısı problemi birçok hamilenin yaşadığı can sıkıcı problemlerden biri. Rahat uyku uyutmaz, yemek yerken keyif aldırmaz, yolculuklarda sıkıntı çıkarır. Bunu engellemenin yollarından biri de ara öğünler. 3-4 saat arayla alınacak minik öğünler mide bulantısı probleminin çözülmesinde etkili olacaktır.
  • Hamilelik döneminde kalsiyum alımı çok önemlidir. Normal bir kadının alması gereken kalsiyum miktarının 2 katı alınmalıdır. Bebeğin iskelet yapısının gelişmesi için kalsiyuma ihtiyaç vardır ve hamilelik döneminde yeterli kalsiyum alınmazsa bebek bu ihtiyacını annenin dişlerinde ve kemiklerinde bulunan kalsiyumdan giderir. Bu da hem kemik hastalıklarına hem de diş çürümelerine yol açar. Bu nedenle bol miktarda süt, peynir ve yoğurt tüketilmelidir. Hamile bir kadının günde 1 gram (1000 mg ) kalsiyum alması gerekmektedir.

Bu tabloda 100 gram süt ürünü içerisinde yer alan kalsiyum miktarlarını görebilirsiniz.

İnek sütü: 120 mg
Yoğurt: 120 mg
Çökelek: 505 mg
Kaşar peyniri: 700 mg
Beyaz peynir (yağlı): 162 mg

 

  • Özellikle hamileliğin ilk aylarında kafein tüketimi azaltılmalıdır. Kafein erken ya da düşük doğum riskine yol açmaktadır. Kafein tüketimini azaltmaktan kasıt yalnızca kahve içmeyi azaltmak ya da bırakmak değildir,  kola, çay, kahve ve bazı bitki çaylarında da kafein bulunduğunu unutmamak gerekir.
  • Günde 3-4 fincandan fazla bitki çayı içilmemelidir. Birçok bitki ilaçların ham maddesini oluşturur ve fazla bitki çayı içildiğinde vücuda dolaylı yoldan ilaç alınmış etkisi görülebilir.
  • Enerji içeceği tüketilmemelidir, hem kafein içerdiği için hem de bünyesinde bulundurduğu katkı maddeleri şeker metabolizmasını bozabileceği için.
  • Alkol gelişmekte olan bebeğin beyin hücrelerinin gelişimini ciddi anlamda olumsuz etkiler, dolayısıyla hamilelik döneminde uzak durulmalıdır.
  • Diyet yiyecekler, diyet içecekler ve suni tatlandırıcılardan uzak durulmalıdır.
  • Hamilelik döneminde protein tüketimi arttırılmalıdır.
  • Hamileliğin ilk 3 ayında ağır metal içeren balık türlerinden uzak durulmalıdır, ton balığı ve kılıç balığı bunlara örnek olabilir. Ayrıca çiğ et tüketimi de azaltılmalıdır, suşi, füme et vb. gibi gıdalar tüketilmemelidir.
  • Hamileliğin ikinci üç aylık periyodunda kompleks karbonhidrat, protein ve lif içerikli gıdaların tüketimi arttırılmalıdır. Pastörize edilmemiş gıdalardan uzak durmak gerekir. Çiğ et tüketilmemelidir. Çiğ etin kesildiği bıçak ve tahta diğer gıdalar için kullanılmamalıdır.
  • Hamileliğin son periyodunda diğer iki dönemde dikkat edilen ayrıntılara dikkat edilmelidir. Sebze-meyve, tahıl, süt ürünleri ve protein tüketimi önemlidir.
  • Son olarak, hamileyken birilerinden habersiz olarak bir şey yediğinizde bebeğin vücudunun herhangi bir yerinde leke oluşmaz. Doğum lekesinin sebebi bebeğin anne karnında maruz kaldığı bir enfeksiyon, radyasyon benzeri bir dış etken ya da genetik bir neden olabilir.